Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Sorumluluğunu aldığınız, hayatınızın ve yaşam alanınızın bir kısmını paylaştığınız sevimli dostlarımızın, sizlerle birlikte sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli 10 bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz.

1. Bilinçli beslenme sağlıklı birlikteliğin temelidir.

Kedi ve köpeklerin doğadaki akrabaları günlük enerji ihtiyaç ve tasarruflarını iyi bilip ayarlayabildikleri için beslenme şeklini, beslenme zamanlarını ve besin miktarlarını kendileri belirleyebilirler. Ancak sizlerle birlikte yaşayan dostlarımızın ihtiyacını belirleyen ve sunan sizlersiniz. Beslenme konusunda bilgiye sahip olmanız dostumuzun sağlığının birinci koşuludur.

Dostlarımızın yaşamları boyunca belirli dönemlerde fiziksel ihtiyaçları farklı olacağından enerji ve besin maddelerine olan gereksinimleri de değişecektir. Gelişme dönemi, yetişkinlik dönemi, gebelik dönemi, süt verme (laktasyon) dönemi, yaşlılık dönemi ve hastalık dönemindeki ihtiyaç farklarını göz önünde bulundurarak uygulayacağınız beslenme programlarıyla dostunuzun sağlıklı beslenmesini sağlayabilirsiniz.

2. Parazit tedavileri periyodik olarak yapılmalıdır.

Dostlarımızın beslenme şekillerine, bulundukları ortamlara (ev ortamı veya dış ortam) ve hava koşullarına göre iç ve dış parazitlere karşı risk grupları belirlenir. Bu risk gruplarına göre uygulanan periyodik parazit tedavileri, kedi ve köpeklerin yaşam kaliteleri açısından oldukça önemlidir. Parazit tedavilerinin uygulanması için veteriner kliniklerine periyodik olarak gidilmelidir. Parazit kontrolü sağlanırken sizlerin fark edemeyeceği bir takım değişiklikler de takip edilerek sorun çıkmadan gerekli önlemler alınır.

3. Aşılar hayati öneme sahiptir.

İç ve dış parazit tedavisi tamamlanmış ve 1 hafta içinde yeni ortamını benimseyerek streslerinden arınmış olan dostlarımız yapılan kontrol muayenesinde sağlıklı görünüyorsa aşılama programı veteriner hekiminiz tarafından zaman geçirilmeden başlatılmalıdır.

Klinisyen veteriner hekimlerin öncelikli görevi koruyucu hekimliktir. Her klinisyen, koruyucu hekimlikte en güçlü silahlarının aşılar olduğunu bilir ve bulunduğu bölgede sık görülen ve hayati risk oluşturacak hastalıkları da bildiğinden aşı programını bu riskler doğrultusunda belirler.

Köpeklerde Aşılaması Yapılan Önemli Hastalıklar:
  • Canine Distemper (Köpek Gençlik Hastalığı)
  • Infectious Canine Hepatitis (Enfeksiyöz Hepatit)
  • Canine Parvovirus (Köpek Kanlı İshal Hastalığı)
  • Canine Parainfluenza Virus & Bordetellosis (Kennel Cough)
  • Rabies (Kuduz)
  • Corono Viral
  • Leptospirosis
  • Lyme
  • Microsporium canis (Zoonotik Mantar Hastalığı)
Kedilerde Aşılaması Yapılan Önemli Hastalıklar:
  • Feline Panleukopenia (Kedi Gençlik Hastalığı)
  • Feline Rhinotracheitis
  • Feline Leukemia Virus (Viral Lösemi Hastalığı)
  • Calicivirus
  • Chlamydia
  • Feline Immunodeficiency Virus – FIV (Kedi AIDS Hastalığı)
  • Rabies (Kuduz)
  • Microsporium canis (Zoonotik Mantar Hastalığı)

Başlangıçta yoğun olan aşı programıyla koruyucu antikor titresi istenilen düzeye getirilir. Bir sene sonunda düşen antikor titresini tekrar yükseltmek için senelik hatırlatma aşıları zamanında yapılarak dostlarımızın ölümcül hastalıklara karşı bağışık kalması sağlanmalıdır.

4. Eğitim ve disiplin ortak yaşam için gereklidir.

Aynı mekanı paylaştığınız bir insan size rahatsızlık vermemek için nasıl bir takım kurallara uymak zorundaysa minik dostlarımız da ortak yaşam kurallarını en kısa zamanda öğrenmek ve uygulamak zorundadır. Disiplin kavramı genel olarak halkımızda sertlik olarak algılanmaktadır. Minik dostlarımız için disiplin kavramını kararlılık ve kuralları öğretmek için taviz vermemek olarak kabul etmek gerekir. Evin ve ortak yaşamın kurallarının belirlenmesi ve uygulanması dostlarımızın sahipleri tarafından yapılmalıdır. Temel eğitim olarak adlandırılan bu aşama, hızlı sosyalizasyon dönemi olarak bilinen ilk 3 ay içerisinde yapıldığında, dostlarımızla yaşam çok daha keyifli olacaktır.

5. Sağlıklı gelişim ve yüksek vücut kondisyonu için düzenli egzersiz yapılmalıdır.

Gelişme dönemindeki yavrularda sağlıklı bir vücut gelişimi ve enerjinin harcanması için düzenli egzersiz yapılması şarttır. Erişkin dostlarımızda da mevcut vücut kondisyonunun yüksek tutulması ve kilo problemi oluşmaması için günlük yürüyüşler yapılmalı, yüksek enerjili ırklarda koşu parkurları kullanılmalıdır. Gün içinde periyodik olarak dışarı çıkan ve enerjisini harcayan dostlarımız bu sayede ev ortamındayken huzurlu ve kontrol edilebilir bir enerjiye sahip olurlar.

6. Mikroçip uygulaması kaybolmalarda geri dönüş için önemlidir.

Yurtdışından gelen yavrularda kulak veya karın bölgesinde kimlik saptama (identifikasyon) amaçlı dövmeler (tattoo) sahipleri için kaybolmalarda avantaj sağlamaktadır. Bazı evcil hayvan sahipleri tasma kullanmayı tercih ederler. Bu tasmalara adres ve telefon numarası gibi bilgileri yazarak kaybolma durumunda evine geri dönmesi sağlanabilir.

Son senelerde Avrupa da mikroçip uygulamaları yaygınlaştıktan bir süre sonra ülkemizde de mikroçip uygulaması başlatıldı. Bu sene ülkemizde de sistemin sağlıklı işler hale gelmesi ve bakanlık tarafından zorunlu uygulama yazısının gelmesiyle kayıtlı dostlarımıza mikroçip takmaya başladık. Pirinç tanesi büyüklüğündeki bu mikroçipler veteriner hekiminiz tarafından aşı gibi basit bir uygulamayla deri altına yerleştirilmektedir. Bu basit uygulama kedi ya da köpeğinize yaşamı boyunca bir kimlik sağlar. Minik dostlarımızın kaybolması ve bir başkası tarafından bulunması durumunda mikroçip okuyucuyla kimlik (identifikasyon) numarası belirlenir ve internet tabanında kayıtlı olduğu için sahibinin bilgilerine rahatça ulaşılabilir.

Daha ayrıntılı bilgi edinmek için www.petkimlik.com web sitesini ziyaret edebilir veya info@petkimlik.com e-posta adresine mesaj atarak bilgi isteyebilirsiniz.

7. Ağız sağlığı ve diş bakımı sağlıklı birlikteliğin anahtarıdır.

Klinik çalışmalar ve deneyimlerimiz 3 yaşın üzerindeki kedilerde %70 oranında, 3 yaş ve sonrasındaki köpeklerde %80 oranında diş eti hastalıklarına (Gingivitis) rastlandığını bizlere göstermektedir. Diş eti hastalıklarına ve dolayısıyla dişlerin erken kaybına neden olan bir takım faktörlerin periyodik muayenelerle fark edilip kontrol altına alınması minik dostlarımız için hayati öneme sahiptir.

Ağız sağlığı bozuk olan minik dostlarımızın yaşam süreleri ve kaliteleri gözle görülür şekilde azalır. Bu yüzden, minik dostlarınızın ağız ve diş sağlıklarına vereceğiniz önem, onlarla paylaşacağınız uzun, sağlıklı bir birlikteliğin anahtarıdır.

8. Deri ve tüy bakımı mevsim geçişlerinde daha önemlidir.

Profesyonel üst seviye mamalarla beslenen dostlarımız ihtiyaçları olan besin maddelerini dengeli bir şekilde aldıkları için deri ve tüy kondisyonları yüksek olacaktır. Ancak mevsim geçişlerinde mevsime bağlı fizyolojik tüy dökümlerini engellemek mümkün değildir. Bu dönemlerde günlük olarak fırçalayarak zayıf tüylerin üzerlerinden alınması sağlanırken deriye uygun fırçalarla yapılan masajlar deride kan akımını arttırarak derinin canlanmasına ve sonradan çıkacak tüylerin daha üçlü olmasını sağlayacaktır.

Aynı zamanda bu sayede mevsim geçişlerinde tüy değişimi süresini kısaltarak tüylerin eve dökülmesini de engellemiş olacaksınız. Özellikle mevsim geçişlerinde tüy foliküllerini besleyen Biotin vitaminini ve Omega yağ asitlerini içeren preparatları (Brewers Yeast) düzenli kullanmanızı tavsiye ederim.

Özel tüy yapısı olan ve uzun tüylü dostlarımızda özellikle kendi bakımını yapamayan İran kedilerinde periyodik olarak tüyleri fırçalamak büyük avantaj sağlayacaktır.

9. Kısırlaştırma sağlıklı yaşam için gereklilik ve ortak yaşam için zorunluluk halini alabilmektedir.

Hormonlara bağlı davranış değişimlerinde kısırlaştırmanın gerekliliğini kişisel toleransınız ve dostunuzun fizyolojik durumu belirler. Bu durumda bazı evcil hayvan sahipleri tolerans çıtasını yüksek tutabilir ve birinci raundu az hırpalanmış olarak bitirebilir, ancak bilmelisiniz ki kısa bir dinlenme döneminden sonra ikinci, üçüncü ve belkide dördüncü raundlar sizi bekliyor olacaktır. Kısırlaştırmayı zorunluluk haline getiren Epilepsi (Sara), Displasia (Kalça çıkığı), Kriptorşit (tek ve çift testislerin inmemesi) gibi bir takım kalıtsal olabilecek hastalıklar da mevcuttur.

Köpekler

Östrojen hormonu, kanserojen etkisinden dolayı ileri yaşlardaki dişi kedi ve köpeklerde meme ve rahim tümörü ihtimallerini arttırır. Özellikle köpeklerde meme tümörü belli yaşın üzerinde çok sık görülmektedir. Bu durum dostlarımızın yaşam kalitesini düşüreceği gibi erken ölüme de sebep olabilir. Veteriner hekimler risk faktörlerini çok iyi bildiğinden 5-6 yaş üzeri dişi dostlarımızın kısırlaştırılmasının gerekliliğini hasta sahiplerine sunarlar.

Erkek köpekler, 8-15 aylar arasında cinsel olgunluğa erişirler. Testesteron hormonunun etkisiyle gelişen bir takım davranışlar (sürekli libidonun yüksek olması, huzursuzluk hali, cinsel taciz, idrar yaparak işaretleme, söz dinlememe ve saldırganlık) rahatsızlık verecek boyutlara ulaşabilmektedir. Kontrol dışı saldırganlık (agresyon) gelişimi kısırlaştırmayı zorunluluk haline getirebilir. Bu sebebten dolayı ülkemizde olduğu gibi Avrupa ülkelerinde de Pitbull ve benzeri ırkların kısırlaştırılması kanunen zorunlu hale getirilmiştir.

Kediler

Dişi kedilerin cinsel olgunluğa erişme yaşı 6-8 aylar arasındadır. Bu süre ırka, iklime ve beslenmeye bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Cinsel olgunluğa ulaşan dişi kediler, yumurtalık ve rahimlerinden salgılanan östrojen hormonunun etkisiyle bir takım davranış değişimleri gösterirler. Huzursuzluk hali, geceleri uyumama, evden kaçma isteği, sürekli mırıldanma ve temas arzusu, sırtını sıvazlayınca kuyruğunu kaldırıp karnını yere koyarak çiftleşmeye hazır olduklarını gösteren davranış şekilleri tipiktir. Bazen kızgınlık dönemindeki dişi kedilerin, ilgi çekmek için kum kabı dışındaki yerlere idrarlarını yaptıkları görülmektedir.

6-11 aylar arasında cinsel olgunluğa erişen erkek kediler de testislerden salgılanan testesteron hormonunun etkisiyle bir takım davranış değişimleri gösterirler. Huzursuzluk hali, saldırganlık, geceleri uyumama, nara atarcasına bağırma gibi davranış değişiklikler görebilirsiniz. Bu süreç içinde yeme içmeden kesilen kediniz zayıflar ve fizyolojik olarak yorgun düşer. Ayrıca erkek kedilerde testesteron hormonunun yükselmesiyle birlikte libido (cinsel istek) artar ve idrar PH’ı düşerek asidik bir yapı alır. Hormonların etkisiyle çiftleşme isteği gösteren kediniz kendi hakimiyet bölgesini belirlemek ve diğer kedilere mesaj bırakmak için idrarıyla etrafı işaretlemeye başlar. Kedi türleri için kimyassal bir takım mesajlar içeren sprey tarzında bırakılmış bu idrar zerrecikleri, siz kedi sahipleri tarafından okunamadığı için tahamülü zor keskin bir koku olarak algılanır. Bu durumda kısırlaştırma ortak yaşam için zorunluluk haline gelir.

Unutmamalısınız ki kısırlaştırma dostlarımızın yaşam sürelerini önemli derecede arttırmakta ve onlara avantajlar sağlamaktadır. Ancak metabolizması önemli derecede azalan dostlarımız kilo alma eğilimi göstermektedir. Eğer veteriner hekimlerinizin tavsiyelerine uymaz ve kilo kontrolünü yapamazsanız hayati organlar (kalp, karaciğer, böbrekler) yağlanır. Bu organlar fonksiyon yitimine uğrayarak ileri yaşlarda yetersizlik verecektir. Bu durum kısırlaştırma operasyonuyla sağladığınız avantajı dezavantaja çevirmeniz anlamına gelmektedir.

10. Evdeki zehirlere ve ilaç kullanımına dikkat edilmelidir.

Özellikle kedi sahipleri evdeki bitkilere dikkat etmelidir ve çimen harici bitkileri kedilerin yemesine izin vermemelidir. Bitkilerin türüne göre yapraklarındaki glikozidler dostlarımız için toksik olabilmektedir. Bahçede ilaçlama yapıldığında gerekli önlemler alınmalıdır. Kullanılan ilaçların güneşin etkisiyle 15 gün gibi bir sürede etkisini kaybettiği bilinmelidir. Bu süre içinde bahçeye çıkarılmamalıdırlar.

Evde veya bahçede fare ilacı kullanımı minik dostlarımız için en büyük risk faktörlerinden biridir. Farelerin yemesi için kullanılan ilaçlı besinleri yanlışlıkla aldıklarında 1 hafta süreyle hiçbir belirti göstermezler. Ancak bu süre içinde pıhtılaşma faktörleri hızla düşmeye başlar ve sonrasında en ufak travma bile durdurulamayan iç kanamalara neden olur. Bu ciddi durum çok sinsi bir zehirlenme şekli olduğu için ancak son aşamada yani kan kaybının ileri derecede olduğu zamanlarda hasta sahiplerimiz tarafından fark edilir ve dostlarımız kliniklerimize genellikle şok durumunda getirilir. Çok üzücü sonuçlara neden olan bu zehrin bilgisizce veya hayvan sahiplerine haber verilmeden çevrelerinde kullanımı hayvan ve insan sağlığı için son derece risk oluşturmaktadır. Fare zehri kullanılan bölgelere dikkat çekecek şekilde ikaz etiketleri yapıştırılmalı ve çevredeki hayvan sahiplerine bilgi verilmelidir.

Bazen minik dostlarımızın sahipleri çevrelerinden duydukları veya kendilerine kullandıkları ilaçları dostlarına kullanırlar. Bilmenizi isteriz ki doğru ilaçlar tedavi dozunda kullanıldıkları zaman istenilen etkiye sahiptirler. Bu bilgiye sadece veteriner hekimler sahip olduğu için medikal tedavi yetkisi de sadece onların sorumluluğundadır. Bilgisizce ve yanlış dozda kullanılan ilaçlar yarardan çok zarar verirler. Hekiminize danışmadan asla ilaç kullanmayın.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Yazar Hakkında

20.10.1980 yılında doğdu. 1995 yılında bir köpek eğitim merkezinde köpek eğitim mesleğine başladı. 1998 yılında Academy Dog Kennels köpek eğitim merkezinden sertifika aldıktan sonra Bursa Gemlikte göverine askeri veteriner okulu’nda devam etti. 2002 yılından itibaren evinizdeegitim.com projesine başlayarak Türkiye’de ilk olarak evde köpek eğitimine başlayan kişi oldu. Meslek hayatında çok sayıda köpek eğitimine imza atarak tecrübesine tecrübe katmış ve mesleğinin zirvesinde bir köpek eğitmeni olarak kariyerini devam ettirmektedir.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Yorum bırakmak ister misiniz?